ARINMA ile değerlendirilmeyen ömür avuntu ile tükenir; hüsranla sürer!
"DÜN" küfesini sırtından atamayan,
ya(â)rını göremez!
Beynin, beşerî ve hayvani değer ve duygulardan arındırılması, "İNSANÎ" hakikatın açığa çıkmasına zemin hazırlamak amaçlıdır.
Gerçekleşir veya gerçekleşmez!
Senin kendine yakıştıramadağın,
Allah'ın sana yakıştıramadığıdır.
Ondan arınmazsan göz göre
göre, kaçınılmaz sonucunu
yaşayacaksın demektir!
Allah'a yakiyni olanın hâli RIZA; uzak düşmüşün hâli de İSYANDIR.
ALLAH'a ne derece yakın olduğunuzu anlamak istiyorsanız,
karşınızdakilere olan davranışınıza bakın ve bunu sorgulayın!
ŞİRK, karşınızda
açığa çıkanın O'nun esması olduğunu görememektir.
İlmin gereğini yaşamına geçiremiyorsan, getirisi hüsran olacaktır.
Karşında
KONUŞANI göremiyorsan Allah dunundaki TANRINLA başbaşasın!
Açığa çıkmış hiç bir
şeyin telafisi olmayacağını çok iyi kavramak gerek.
Baş olup başkalarını yönetme duygusu öylesine BENLİK Ateşi
oluşturur ki; sonunda yapılan bütün hayırlı işleri yakar bitirir!
İşlevimiz
insanları yönetmek değil ilmimizi paylaşmak olmalıdır.
Yeryüzünde açığa çıkmış en muhteşem BEYİN, ismi,
"ALLAH" olanı hatırlatmaktadır ismi "İNSAN" olup "KURÂN" ile ikiz
kardeş olana!
O Muhteşem ZÂT hürmetine hatırlayanlardan olmak nasip olsun; ki biz doğumunu değerlendirenlerden olalım.
Hayat, hayal dünyanda geçmiş hikâyelere dayalı masallar üretip, onların
âleminde yaşamak için değil;
Sünnetullahın ne olduğunu fark edip;
HAKİKATI görüp yaşamak içindir.
Dünle bugüne hitap etmeye çalışanlar, dünde yaşayanlardan başkasına yararlı olamaz!
Yaşadığı gündekileri değerlendiremiyenlerin, yarına ışık tutma imkânları da olmayacaktır.
Yarınlar, bugünden yarını görenlere aittir!
Rabbim anlamadıklarımı anladım sanmaktan sana sığınırım!
Rabbim anlamadıklarımı fark ettir bana ki anladığımı sandıklarımın yanlışlığını anlayayım!
Nankörlük yapanın kendine verdiği zararın benzerini, dünya birleşse ona veremez!.
Nankör, Allah'a kapatmıştır kapısını penceresini!
İnsanoğlu elleriyle kurabiye yapar,
sonra ona tapar; sonra da oturup yer!
Kurabiyesine tapınanlardan olmaktan arınma dilerim!
Şükreden kendine eder;
nankörlük eden de kendine eder!.
Nankörlük hüsranla sona erer!
"İNSAN", Allah ahlâkıyla ahlaklanmış olandır!
Toplumsal örfe dayanan ahlaklar evcilleşmişlere aittir.
Onları mükemmelleştirir!
Vahşi hayvanın evcilleşmesi ayrı konudur; "İNSAN" olmak ayrı konu...
Hz. İSA "İnsan iki defa doğmadan semanın melekutuna ulaşamaz." demiştir.
Arifin sözü şu:
"İNSAN olmaya geldim!"
A'rafta dünyasına tovbe edip, şeytanını (beden kabulünü) taşlamayanın; nefsini (benliğini) Allaha ermek uğruna kurban etmeyenin Bayramı olur mu?
"BEN"ini kurban edemeyenin cezası ebeden
"BEN"inin sınırları içinde yaşamaktır.
"ALLÂH"ının yukarıda olmasıyla,
İÇİNDE veya ÖZÜNDE olmasının hiç bir farkı
yoktur! Hepsi de aynı ölçüde veya değerde "ŞİRK"tir!
(Yusuf: 106)
KEŞKE demenin kesinlikle yararı olmadığını;
yapılmışın kaybettirdiğinin ASLA
telafi edilemiyeceğini anlamak için daha kaç defa elimizi yakmamız gerekiyor
"ŞİRK"siz ("BEN"LİKSİZ) yaşamın Bayramını yapmak nasip ola hepimize...
Allah bunu kolaylaştıra!
GERÇEK DÜNYADA RENK YOKTUR!
RENK BEYNİN KENDİ İÇİNDEKİ BİR OLGUSUDUR!
DALGALARI DÖNÜŞTÜRÜP SÛRETLERİ VE RENKLERİ BEYİN İÇİNDE YARATAN MUSAVVİR elbette SUBHANDIR!
İftira eden zalim ya aklını yitirmiştir ya da imanını!
İman ile iftira aynı kalpte bulunmaz!
Şahidi olmadığın olay hakkında konuşmak ya dedikodudur ya gıybet ya da iftira!
"İNSAN"ın ORUCU,
muhatabında gayrılık görmemektir!
Gafil,
davranışlarını zarfa bakarak düzenler;
âkil ise mazrufa bakarak!
Sizin ilişkileriniz hangi düzeyden?